Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!
feline infeksiyöz peritonitis nedir

Fip Hastalığı Nedir? Belirtileri ve Tedavi Yöntemleri

Kedilerde Coronavirüslerin sebep olduğu bir enfeksiyon olan Feline Enfeksiyöz Peritonitis yani Fip hastalığı hakkında detaylı bilgiler..

Fip hastalığı nedir?

Kedilerde sıklıkla görülen FİP, Feline Coronavirüs adı verilen bir virüsün sebep olduğu bulaşıcı karakter taşıyan ve ölümcül olabilen bir hastalıktır.  Coronavirüs çok sayıda kedide bulunmakta olup, hastalığa yol açan halinin ilgili virüsün mutasyona uğramış hali olduğu bilinmektedir. Ancak bu virüsün nasıl mutasyona uğradığı hakkında aydınlatıcı bir bilgi bulunmamaktadır.

Fip hastalığı

Fip hastalığı, Feline Coronavirüs adı verilen bir virüsün sebep olduğu bulaşıcı karakter taşıyan ve ölümcül olabilen bir hastalıktır.

Fip hastalığı nasıl bulaşır?

Bu hastalıkta ırk yatkınlığı bulunduğu bilinmektedir. İran, Bengal kedileri ile Birman, Burmese ırkı kediler bu hastalığa yatkınlık gösteren ırklardır.

Hastalığın sokakta bulunan kedilerde çok sık görülmesinin sebebi aynı ortamda yemek yeme ve dışkıların ulaşılabilir olmasından kaynaklanmaktadır. Yaşam koşullarının elverişsiz olması ise bağışıklık sisteminin düşük olmasına ve hastalığın klinik belirtiler göstermesine yol açmaktadır.

Kediler arasında FCoV, dışkı ya da salyanın oral veya nazal dokulara bulaşması ile yayılım gösterir. Enfekte olan bir kedi, ilgili virüsü yaklaşık olarak 2 ay kadar etrafına yayabilir. Enterik enfeksiyonun bulaşmasında bu nedenle kum kapları etkin bir şekilde rol oynar.

Çok sayıda kedinin yer aldığı ortamlarda, bütün kediler kısa süre içerisinde bu virüsle enfekte olabilir. Bunun sebebi ise virüs partiküllerinin hızla etrafa bulaşması ile ortak kullanılan mama ve tuvalet kapları sebep olmaktadır.

Virüs partikülleri oral yolla alındıktan sonra 24 saat zaman diliminde tonsiller ve ince bağırsaklarda virüse rastlanabilir. Ardından 14 günlük süre zarfında bağırsaklar, lenf yumruları ile karaciğer enfekte olur. Enfekte olan kediler 48 saat gibi bir süre zarfında dışkı yoluyla virüsü yaymaya başlar. Dışkı yoluyla virüsün yayılması yaklaşık olarak 10 aya kadar devam edebilmektedir.

Virüs bulaşması 4 şekilde sonuçlanabilir;

  1. Bazı olgularda ilgili virüs mutasyona uğrayarak FİP’e yol açan farklı tipteki bir virüse dönüşür.
  2. Virüsü alıp enfekte olan kedi, ilgili virüsü 2-3 ay süreyle yaydıktan sonra virüsün yayılımı son bulur. Ancak bu durumdaki kediler yeniden enfeksiyon geçirebilir.
  3. Kediler yaşam boyu taşıyıcı olarak kalabilir. Ancak sağlık durumları iyidir.
  4. Bazı kediler ilgili virüse karşı doğuştan dirençlidir.

FİP hastalığının belirtileri nelerdir?

Bu hastalığı klinik bulguları kedinin bağışıklık sisteminin durumuna ve enfeksiyona daha evvel maruz kalıp kalmadığına göre değişkenlik gösterir.

Hastalığın  inkübasyon süresi aylarca sürebildiği gibi yıllar boyunca da sürebilir.

Klinik tipte çoğunlukla 6 ay ila 5 yaş arasındaki kedilerde, sıklıkla da 6 aylık-2 yaş arasındaki kedilerde görülmektedir. Ayrıca 2 aylık olan yavru kedilerde de öldürücü şiddette seyretmektedir.

FİP hastalığı 2 formda görülebilmektedir. Bunlar efüzif (ıslak FİP) ve non-efüzif ( kuru FİP) formlardır.

Islak tip denilen form, virüsün dışarıdan alınmış olduğu ve bağışıklık sisteminin henüz yanıt veremediği durumdur.

Kuru tip denilen form, virüse karşı bağışıklık sisteminin savunma yapmaya çalıştığı durumdur.

Genel FİP Belirtileri;

  • Karaciğer, böbrek, karın ve bağırsak çevresinde yer alan lenf nodüllerinin boyutlarında büyüme gözlenir.
  • Akciğerlerde lezyonlar meydana geldiği için Üst solunum yolları hastalıkları ile karışabilir,
  • Gözlerde ve merkezi sinir sistemi içerisinde yer alan organlarda granulomatöz lezyonlar görülebilir,
  • Ağız sağlığında kötüleşme görülebilir.

Efüzif ( ISLAK ) formun belirtileri;

  • Vücut içerisinde yaygın bir vaskülit tablosu bulunur. Bu nedenle protein ve fibrinden yoğun olan sıvı damar dışına sızar.
  • Abdomen-karın bölgesinde şişkinlik baş gösterir.
  • İştah kaybı ve buna bağlı olarak kilo kaybı gözlenir.
  • Ateş,
  • Bağışıklık sisteminin diğer etkenlere daha duyarlı hale gelmesi ve antibiyotiklerin etki etmemesi diğer belirtilerdir.
İlgili İçerik  Kedi Gençlik Hastalığı nedir, Belirtileri Neledir?

Non-Efüzif ( KURU ) formun belirtileri;

  • Aralıklı seyreden ateş,
  • İştah kaybı ve buna bağlı kilo kaybı,
  • Anterior üveitis,
  • Böbreklerde düzensizlik,
  • Mezenterik lenf nodüllerinde büyüme,
  • Retinal vaskülitis,
  • Karaciğer yetmezliği ve sarılık,
  • Merkezi sinir sistemini etkilenmesine bağlı olarak görülen sinirsel semptomlar, refleks kaybı
  • Tüy kalitesinde bozulma, mat görünüm ve sertleşme.

FİP hastalığının teşhisi nasıl konur?


FIP hastalığının teşhisi Veteriner Hekimi tarafından klinik belirtiler göz önüne alınarak, rutin laboratuvar testleri gerçekleştirilerek ve karın boşluğu ile göğüs kafesinde mevcut olan sıvının değerlendirilmesiyle gerçekleştirilir. 

Ancak bazı olgularda hastalık bulgularının Fip hastalığı için çok belirgin olmaması sebebiyle teşhisin doğruluğu kesin olarak doğrulanamaz. Bu durumlarda ilgili vaka için veteriner hekimin, doku biyopsisi alarak teşhis için kesin sonuca ulaşması gerekebilmektedir. Fip hastalığının teşhisinde muayene bulguları kadar hasta sahibinin de vereceği bilgiler teşhis için önem taşımaktadır. Bu nedenle hayvan sahiplerinin gözlemlerinde dikkatli olmaları diğer durumlarda önemli olduğu gibi bu hastalıkta da büyük önem taşımaktadır.

Fip hastalığı için kedinin yaşının, cinsiyetinin, ırkının ne olduğunun yanı sıra başka kedi ile temasının olup olmadığı, anne sütü alıp almadığı veteriner hekimin dikkate alacağı önemli noktalar arasında yer almaktadır.

FİP hastalığının tedavisi mümkün müdür?

İlgili hastalığın bilinen bir tedavi protokolü bulunmamaktadır. Ölüm oranı yüksek olan bu hastalık destek tedavi ve var olan klinik semptomların hafifletilmesi ya da ortadan kaldırılmasına yöneliktir. Hastanın bağışıklık sisteminin yüksek seviyelerde tutulmasına yönelik uygulamalar gerçekleştirilir. İştah durumu kontrol altına alınmaya yönelik uygulamalar ve stres seviyesinin azaltılmasına yönelik çalışmalar gerçekleştirilir.

Bu hastalık ölüm riski yüksek olan hastalıklar arasında yer alsa da tedavi gerçekleştirilerek başarı elde edilen vakaların mevcut olduğu da bilinmelidir.

Fip hastalığı insana geçer mi?

Fip hastalığı, kedi familyasının haricinde görüldüğüne dair bir olgu yer almamaktadır. Bu nedenle insan sağlığına yönelik olarak herhangi bir risk taşıdığı bilinmemektedir. Fakat FIP virüsü köpeklerde yaygın olarak görülen ve de barsak yangısına yani enteritise yol açan canin Coronavirüs ile benzerlik göstermektedir.

FİP hastalığından korunma yolları nelerdir?

Yavru kedilerin anne sütünden ilgili virüsü alması çok olasıdır. Klinik belirtiler göstermeyen annenin yavruları 5 haftalıkken süt emmekten kesilebilir. Kesin bir şekilde koruma olmamakla beraber yapılması gereken budur. Aynı zamanda anne kedinin hastalığı bulaştırma riski çevredeki kedilerin hastalığı bulaştırma riskinden çok daha düşüktür. Bu nedenle kediler immun sistemleri kuvvetlenene ve aşıları tamamlanana kadar asla dışarı çıkarılmamalı ve başka kedilerle teması olmamalıdır. Bu aynı zamanda bireyin başka bir kediyi sevdikten sonra kendi kedilerine doğrudan temasına da engel olmaktadır. Birey önce kendi temizliğini gerçekleştirmeli ardından kendi kedilerine temas etmelidir. Aksi takdirde virüsü kedilere bulaştırabileceği unutulmamalıdır.

Hastalık klinik bulguları olayan kedilerin aşılanması büyük öne taşımaktadır. Ancak FİP aşısı mevcut olmadığı için bağışıklık sisteminin kuvvetlendirilmesi mevcut olan diğer aşılarla sağlanmaktadır. Feline Leukemia Virüs (FeLV) adı verilen Lösemi Virüsü bahse konu olan hastalıkla beraber görülebileceği için iyileşme oranını düşürebilmektedir. Bu nedenle aşı programlamasının mutlaka Veteriner Hekimi ile yapılması ve aşı takibinin doğru bir şekilde yapılması çok önemlidir.
Ayrıca mama ve su için kullanılan kapların belirli zamanlarda temizlenmesi, kum kaplarının ise sürekli olarak dezenfekte edilmesi gerekmektedir.
Isı koşullarına karşı duyarlılık gösteren ve sistematik sıcaklıklarda üreme göstermeyen FCoV suşu üretilmiştir. İntranazal yolla uygulandığı zaman IgA seviyesinde artış gözlenerek lokal bağışıklık artışı elde edilmesi sağlanır. Ancak FCoV pozitif kedilerde aşı sebepli ölüm gerçekleştiği bilinmektedir. Bu nedenle aşı 16 haftayı geçmiş olan kedilere yapılabilmektedir. Ancak burada önemli olan maternal antikor azalmasına bağlı olarak aşılama esnasında FCoV  negatif halinin yavrularda yanlış (+) sonuç verebilme durumudur.

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir