Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!
antibiyotik farkındalığı

Antibiyotik Farkındalığı nedir? Doğru İlaç Kullanımı

Antibiyotiğin 1920’de bulunmasından bu yana yaşamı tehdit eden birçok bakterinin tedavisi sağlandı. Günümüzde , hastalıkların neden olduğu çok sayıda bakteriyle savaşması için, çeşitleri antibiyotikler üretilmektedir. Ancak doğru kullanıldığı zaman etkisini göstermektedir. Bilinçsiz kullanımında ölümcül risk taşımaktadır. Peki antibiyotik kullanımı nasıl olmalı? ve Antibiyotik direnci nedir? hakkında tüm detayları yazımızda bulabilirsiniz.

Antibiyotik nedir

1829 yılında İskoç bilim insanı Aleksander Fleming, küf sayesinde penisilin maddesini keşfetti. Günümüzde ise, antibiyotikler, mikroorganizmaların kimyasal yolla işlenmesi ile üretilmektedir. Antibiyotiğin virüs etkenli hastalıklar üzerinde herhangi bir tedavi edici özelliği yoktur. Ateş düşürücü bir ilaçta değildir. Antibiyotik, yalnızca bakterilerin yol açtığı enfeksiyonlar üzerinde etkili  bir ilaçtır. Nezle, grip gibi virüse bağlı olarak oluşan hastalıkların tedavisi için, bağışıklık sistemini güçlendiren ilaçlar kullanılarak takviye yapılmalıdır.

Antibiyotik direnci

Bakteriler bulundukları ortama çok çabuk adapte olurlar. Antibiyotik direnci de, bakterilerin ortama uyum sağlamasının bir sonucudur. ( bknz. “Süper Bakteri Nedir? Süper Bakteriyel Enfeksiyon Belirtileri“) Antibiyotik kullanımının bir süre sonra tedaviye cevap vermemesinin nedeni, vücutta bulunan bakterilerle savaşmaması anlamına gelmektedir. Herhangi bir antibiyotiğe direnç gösteren bir bakteri, diğer bakteri türlerine de bu direnci aktarabilmektedir. Bu durumda, vücuda girebilecek yeni bir bakteriyel hastalığın tedavisinde, antibiyotiğin etkisinin olmayacağını gösterir. Bağışıklığı düşük olan bir hasta için dirençli bakteriler, sağlık açısından ciddi riskler oluşturmaktadır. Hatta ölümle bile sonuçlanabilmektedir.
"<yoastmark

Nasıl kullanılmalı

Doğru antibiyotik kullanımı doktorun önerdiği şekilde olmalıdır. Hastanın vücut özelliklerine ve geçirdiği hastalığa uygun olarak verilmektedir. Hangi antibiyotiğin vücuttaki bakterilere etkili olacağını belirlemek amacıyla, doktor tarafından duyarlılık testi yapılmalıdır. Bu teste göre elde edilen bulgular doğrultusunda, tedavi süreci başlatılmaktadır. Yanlış ve bilinçsiz  kullanımın, ölümcül risklerinin olduğunun unutulmaması gerekmektedir. Doktorun verdiği kullanım dozlarının dışına çıkmak, vücuttaki bakterilerin antibiyotiğe karşı direnç kazanmasına neden olmaktadır. Antibiyotik kullanan hastaların, ilacın yan etkisini azaltacak içeceklerden ( meyve suyu ya da süt gibi) kaçınmaları gerekmektedir. Bakteriyel hastalıkların tedavisinde kullanılan antibiyotiklerin, kişiye özel olduğu ve doktor kontrolünde kullanılması gerektiğinin unutulmaması kişinin sağlığı açısından oldukça önem taşımaktadır.

İlgili İçerik  Köpüksüz Şampuan Saçlarda Gerçekten Etkili Mi?

Gereksiz kullanım sonucu oluşan rahatsızlıklar

Günümüzde, soğuk algınlıkları ( grip ve nezle gibi ) hastalıklarının tedavisinde hastalar, antibiyotik kullanımının tedavi sürecinde etkili olacağını düşünmekteler. Aksine, virüslerin neden olduğu hastalıkların tedavisinde iyileştirici bir etki göstermez. Bakterilerin vücuttaki dirençlerini arttırarak, hastanın iyileşme sürecini yavaşlatır. Bakteriyel enfeksiyon dışında kullanıldığında ölümcül riskleri vardır.

Doktor kontrolü dışında kullanılan antibiyotiklerin vücutta meydana getirdiği etkiler şunlardır:

Alerjik reaksiyonlar oluşturabiliyor.  Meydana gelebilen bu alerjik durumlar, hafif seyredebileceği gibi ölümcül de olabilmektedir.
Karaciğerin işlevlerini bozabiliyor. Karaciğerde meydana gelebilecek herhangi bir hasarın incelenmesi için testler uygulanmaktadır.
Böbrek yetmezliği riskini arttırıyor. Böbreklerde zararlı maddelerin birikmesi sonucu işlev bozukluğuna yol açabilmektedir.
İshale yol açabiliyor. Bağırsaklarda bulunan faydalı bakterilerin ölmesine neden olarak, bağırsak fonksiyonlarını bozmaktadır.
Aşırı kilo alımına yol açabiliyor. Çocukluk döneminde yanlış kullanımı, ileri ki yaşlarda aşırı kilo alımına neden olabilmektedir.
Bağırsakların işlevlerine zarar verebiliyor. Bağırsak işlevlerinin bozulması sonucu, hastada karın ağrısı ve kusma gibi durumlar oluşabilmektedir.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir