Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!

Bağışıklık sistemi nedir? Çeşitleri Ve Çalışma Şekilleri

Bağışıklık sistemi, canlıda hastalığa yol açabilecek olan bütün virüs, bakteri ve yabancı maddeleri algılayıp, yok ederek vücudun hastalıklar karşısında dirençli olmasını sağlayan özel bir sistemdir. Bağışıklık sisteminin ya da diğer adıyla immun sistemin olağanüstü bir işleyiş mekanizması bulunmaktadır. Bu sistem vücut içerisine giren ya da vücutla teması bulunan bütün yabancı maddeleri tanır, tarar ve canlının bedenindeki sağlıklı doku hücrelerinden ayırır.

İmmun sistem, doğumla beraber aktif hale geçip, canlının ölümüne kadar devam eder. Doğadaki her bir canlı kendilerinde mevcut olmayan doku, molekül ve de hücrelere karşı bir dizi özel savunma mekanizması gösterir. Eğer ki bağışıklık sistemi bir sebepten ötürü zayıflarsa vücudun kendisini koruma becerisi de zayıflar. Bu durumdan yararlanmak isteyen virüsler vücut içerisine girmeye başlar.

Bağışıklık sistemi için en önemli görev, yabancı maddelerin vücut içerisine girmesini engellemektir. Bir diğer görevi ise vücut içerisine girmiş olan yabancı her şeyi girdiği yerde tutmak, yayılmalarına engel olmaktır. İmmun sistem, hassas işleyişe sahiptir; protein ve aminoasit olmak üzere yapı olarak birbirine benzerliği yüksek olan maddelerin dahi ayrımını yapabilir.

Bağışıklık Sistemi Organları Nelerdir?

Bağışıklık sisteminin insan bedenindeki görevinin gerçekleşmesi organ ve dokuların ortak çalışması sayesindedir. Bu organlar; lenfoid dokulu olan organlardır. Bağışıklık sisteminin en temel öğeleri akyuvarlar, kemik iliği, hormonlar, lenf sistemi ile bazı proteinlerdir.

Bağışıklık sisteminin türleri nelerdir?

İnsanda temel olan 2 tür bağışıklık sisteminden söz edilebilir. Birincisi doğuştan gelen yani anneden gelen bağışıklık sistemi, İkincisi ise edinilmiş olan yani sonradan kazanılmış olan bağışıklık sistemidir.

Doğal bağışıklık sistemi

Doğal bağışıklık sistemi, canlının doğumu ile başlayıp, ölümüne kadar devam eden savunma mekanizmasıdır. Genetik özelliklere bağlı olup, nesilden nesle geçebilir. Bu bağışıklık sisteminde, insan vücudu bir antikor oluşturmadan da mikroplara karşı korunmaktadır.

Doğal bağışıklık için gözyaşı, mide asidi, burun içerisinde yer alan kıllar örnek gösterilebilir. Aynı zamanda kalıtsal engellerin haricinde anatomik yapı, dokular, hormonlar ve salgı içerisinde yer alan koruyucu maddeler de doğal bağışıklık içerisinde yer almaktadır.

Mide asidi doğal savunma sistemidir.

Mide asidi doğal bağışıklık sistemi görevi görerek, birçok yabancı mikroorganizmayı etkisiz hale getirir.

Sonradan kazanılan bağışıklık sistemi

Vücudun mikroorganizmalara karşı kendisini savunmak adına antikor üreterek kazanmış olduğu bağışıklıktır. Aktif ve pasif olarak 2’ye ayrılır.

İlgili İçerik  Bilim İnsanları Yapay Zeka İle Güçlü Grip Aşısı Üretti

Aktif Bağışıklık: Antijenler vücuda girdiğinde oluşan bağışıklıktır. Üç şekilde gerçekleşebilir.

Aşılama yoluyla; içerisinde mikropların zayıflatılmış şeklinin ya da mikropların toksinlerinin yer aldığı laboratuvar ortamında hazırlanmış olan madde aşıdır. Aşı ile sağlanan bağışıklık sonradan kazanılmış grubunda yer alır.

Aşılama yoluyla, ilgili mikroorganizmaya karşı doğal bağışıklık kazanılabilmektedir.

Hastalığı geçirme yoluyla; bu yolla kazanılmış olan bağışıklık aşılama yolunun doğal halidir. Sistem ikisinde de aynı şekilde gerçekleşir. Bağışıklık sistemi evvelden geçirilmiş hastalık sayesinde ilgili mikrobu tanır ve sonraki süreçte hastalık yapmasına fırsat sunmaz.

Sağlıklı vücudun antikor üretmesi yoluyla; vücuda alınan mikropların sayısı fazla değilse, akyuvarlar ilgili mikropların hastalık yapmasına yol açmadan yok ederler. Bu sırada kan içerisinde kendiliğinden antikor meydana gelir. Aynı mikrop ikinci defa vücuda girmeye çalıştığında ise antikor engeliyle karşı karşıya kalır.

Pasif Bağışıklık: Vücuda antikor verilmesiyle elde edilen bağışıklıktır. Bu bağışıklık, serum kullanılarak elde edilir. Serumlar ise hazır antikorlardır. Fakat bazı hallerde vücudun ürettiği antikor düzeyi yetersiz gelir. Bu durumda dışarıdan serum takviyesi gerçekleştirilir. Ancak pasif bağışıklığın koruyucu özellik taşımaz yalnızca o hastalık anını tedavi edicidir.

Zayıflamış bağışıklık sistemi nasıl anlaşılır?

Eğer herhangi bir sebepten ötürü lökosit seviyende düşüş meydana gelirse, hastalıklarla başa çıkılamaz. Bağışıklık sistemi zayıflayan vücut belli başlı belirtiler gösterir. Bunlar;

  1. Yorgunluk belirtisi,
  2. Sık görülen iltihap sorunları,
  3. Grip, nezle, boğaz ağrısı, soğuk algınlığı, ses kısılması,
  4. Alerjik durumlardır.

Yukarıdaki belirtileri gösteren bireylerin önce bağışıklık sistemlerine gereken özeni gösterip göstermediğine bakması ardından doktora muayene olması gerekmektedir.

Güçlü bir bağışıklık sistemi için yapılması gerekenlerin neler olduğuna “ Bağışıklık Sistemi Nasıl Güçlendirilir?” başlıklı yazımızdan ulaşabilirsiniz.

Bağışıklık sisteminize iyi bakmanız dileğiyle 🙂

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir