Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!

Sosyal Fobi Nedir? Sosyal Fobi Belirtileri Ve Tedavisi

Sosyal fobi, kişinin sosyal ortamlarda bulunduğunda korkuya kapılması şeklinde tanımlanabilmektedir. Kimi kişiler, kalabalık ortamlarda kendilerini rahatsız hissederek, oradan uzaklaşmak isterler. Bu durum kişinin sağlığının da bozulmasına neden olan psikolojik bir rahatsızlıktır.

Sosyal Fobi Nedir?

Kısaca SF olarak bilinen sosyal fobi, kişinin toplumdan çekinmesine ve aşırı kaygı duymasına neden olmaktadır. Başkaları tarafından eleştirilip kötü duruma düşeceklerini düşünen bu kişiler, bu nedenle yalnız kalmayı tercih etmektedir. Halbuki bu durum, kişinin kafasında ürettiği bir sorundur. Sosyal fobisi olan kişiler, aile ilişkilerinde, yakın ilişkilerde ve bireysel ilişkilerde başarısızlığa uğramaktadır. Bu durumda olan birey, sosyal bir ortamda kendini ifade ederken, aşırı terleme, seste titreme, tansiyon düşmesi gibi belirtiler göstermektedir. Kalabalık bir ortamda, yemek yemek ve bir şeyler içmek onları çok rahatsız etmektedir.

Sosyal fobi, kişinin sosyal ortamlarda bulunduğunda korkuya kapılması şeklinde tanımlanabilmektedir.

Sosyal fobi, kişinin sosyal ortamlarda bulunduğunda korkuya kapılması şeklinde tanımlanabilmektedir.

Sosyal Fobi Belirtileri Nelerdir?

Bu sorunu yaşayan kişilerde, hastalığın yol açtığı belirtiler bulunmaktadır. Bunlar;

  • Kalabalık ortamda telefonla görüşme sorunu yaşarlar.
  • Toplum içerisinde yemek yemede zorluk yaşarlar.
  • Etkinliklere katılmaktan çekinirler.
  • Birinle konuşurken zorlanırlar.
  • Kalabalık önünde konuşmaya çekinirler.
  • Göz teması kurmakta zorlanırlar.
  • Kendilerini yetersiz hissederler.
  • Her zaman mükemmel olmak isterler.
  • Beğenilmeme korkuları vardır.

Sosyal fobi yaşayan kişiler, kalabalık ortamda bulundukları zaman kişide şu durumlar oluşmaktadır;

  • Nefes almada zorlanma,
  • Özgüven kaybı,
  • Aşırı terleme (özellikle eller)
  • Yüzünün kızarması,
  • Mide yanması
  • Ağızda kuruma
  • Ses kısılması
  • Çarpıntı
  • Mide bulantısı
Sosyal fobi yaşayan kişiler, kalabalık ortamları sevmezler.

Sosyal fobi yaşayan kişiler, kalabalık ortamları sevmezler.

Sosyal Fobi Nedenleri Nelerdir?

Bu durumun kişide görülmesine neden olan faktörler bulunmaktadır. Bunlar;

  • Kalıtsal faktörler,
  • Çocukken yaşanan travmatik durumlar,
  • Serotonin hormonunun salgılanmaması,
  • Beyin fonksiyonlarındaki aksaklıklar,
  • Öz güven eksikliği,
  • Kötü deneyimlerin üstesinden gelememek,
  • Yeterli sevgi görmemek.
İlgili İçerik  Reformer Pilates İle Vücudunuzu Doğru Şekilde Güçlendirin

Bu rahatsızlığın temelinde genellikle çocukken yaşanan aşılması güç olaylar yatmaktadır. Belirtilerin ortaya çıkması ile kişi zamanla kendini daha kötü hissetmekte ve ilerleyen safhalarda hayatına son vermeyi bile düşünmektedir. Bu nedenle, durumun kontrol altına alınması, kişinin sağlığı açısından gerekmektedir.

Birinle konuşurken zorlanırlar.

Birinle konuşurken zorlanırlar.

Sosyal Fobi Kimlerde Daha Sık Görülmektedir?

Aşırı kaygı sonucu görülen sosyal fobik durumun sık görüldüğü kişiler aşağıda belirtilmektedir.

  1. 6 yaş ve sonrası çocuklarda görülme oranı daha fazladır.
  2. Daha evvel aile içerisinde psikolojik problemler yaşanmışsa, sosyal fobi yaşanma riski daha fazladır,
  3. Öz güven düzeyi düşük kişilerde görülme oranı fazladır.
  4. Serotonin hormonu eksikliği olan kişilerde görülme riski çok fazladır.
Birey kendini ruhsal yönden bunalımda hissettiğinde terapiye gidebilir

Birey kendini ruhsal yönden bunalımda hissettiğinde terapiye gidebilir

Sosyal Fobi Tedavi Nasıl Olmalı?

SF tedavi edilebilen psikolojik bir durumdur. Kişinin durumunun farkında olması, tedaviyi kabul etmesi ve erken yaşta olması gibi faktörler iyileşme sürecini hızlandırıcı rol oynamaktadır. İlaç tedavisi ve psikoterapi yöntemleri uygulanmaktadır. Bu süreç her birey için ayrı olarak belirlenmektedir. Tedavide hastaya serotonin hormonu üzerinde etkili olan ilaçlar verilmektedir. Öncesinde, bu ilaçların, uyku bozukluğu, kas ağrısı, halsizlik ve mide yanması şeklinde yan etkilerinin olduğu hakkında hastaya bilgi verilmektedir. Ardından psikoterapi uygulamasına başlanarak, kişinin sorunları ile yüzleşmesi sağlanmaktadır. İlaç ve konuşma yöntemi ortalama 1 yıla kadar sürdürülmektedir. Kişinin iyileşmesiyle birlikte, birey yeniden rutin yaşamına dönmektedir.

Hastalığın nüks etmemesi için, birey kendini ruhsal yönden bunalımda hissettiğinde terapiye gidebilir ya da aile desteği alabilmektedir. Ayrıca, vücudun stres seviyesini azaltıcı yoğa ve pilates gibi egzersizlerin uygulanması da, psikolojik sorunların tekrarlamaması için uygulanabilecek alternatif yöntemlerdir.

  • www.psikiyatri.org.tr
  • www.e-psikiyatri.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir