Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!
Wabi-Sabi felsefesi nedir

Kusurları Kabullenme Sanatı: Japon Felsefesi Wabi-Sabi

Günümüz hayat koşullarında çok çalışan, çok yorulan, mega kentlerde, plazalarda, iş hayatı okul hayatı ve ev hayatını bir arada yürütmeye çalışırken kendine soluk alacak ufak bir alan bile bulamayan insanoğlu için sağlıklı yaşamın ne derecede önemli olduğu tartışılamaz. İşte Wabi-Sabi…

Her gün gündeme bir yenisi mutlaka eklenen ve tam anlamıyla bir öncekini benimseyememiş iken diğeri gündemimize oturan sağlıklı yaşam formüllerinden en az bir tanesini mutlaka duymuş ya da okumuşuzdur. Trendlerin hızına yetişmek bir yere dursun onları takip etmek zor ve yerine göre sinir bozucu hale gelse de, “yeni sene yeni ben” hedefinin henüz çok taze olduğu yılın ilk aylarında işte size yeni bir sağlıklı yaşam trendi. Son zamanlarda çok popüler olan Japonların yaşam felsefesinden yani Wabi–Sabi felsefesinden bahsedeceğim. Bu yaşam felsefesi temelinde sağlık, düşünce modeli, güzellik alışkanlıkları ile dekorasyon konularında rahatlıkla ilham kaynağı olarak görülebilir.

Wabi-Sabi felsefesinde doğanın yalınlığını ve sadeliğini hayata adapta edebilmek hayatı basite indirgemek yer almaktadır.

Wabi–Sabi felsefesi nedir?

Wabi-Sabi felsefesi, Japon estetiğinde bir çeşit geçiş ve kusurun kabul edilmesi üzerine odaklanmış olan bir dünya görüşüdür. Bu kavram; Budistlere özgü  olan öz güven, ızdırap ve de anlamsızlık yani boşluk olarak varoluşun temel üç işaret öğretisinden ortaya çıkarılmış önemli bir kavram olup bazı durumlarda kusurlu, kalıcı ve de eksik bir güzellik şeklinde tanımlanır. Kusurlu güzelliğin aslında daha estetik olduğunu öne süren ve gösterişsiz, yalın bir yaşam biçimini benimseyen Wabi-Sabi 15.yy gibi ortaya çıkmıştır.

Kökeni esasında Çin’de Zen Budizmi’ne uzanan daha sonrasında ise meşhur çay törenleriyle iniltili olarak bir Japon  akımına dönüşen Wabi-Sabi, sahip olduğu geniş tarihi ile kelimelerin derin anlamlarının yüzyıllar içerisinde farklılaşması nedeniyle tam anlamıyla Türkçeleştirmek imkansız olsa dahi Wabi’yi “rustik yalınlık” veyahutta “basit şıklık” şeklinde, Sabi’yi de “kusurlardan keyif almak” olarak tanımlamamız mümkün. Antik Japon Krallığı’nda bu “kusur”, aydınlanmanın önemli kilit adımlarından bir tanesi olarak gösterilir. Wabi–Sabi felsefesi “kusursuz güzellik” bakış açısını kabullenir. Kusursuz olanı,  yeniyi benimseyen ve öne süren Batı’ya karşı, doğanın işleyişiyle meydana gelen kavramlar bu felsefe içerisinde Wabi–Sabi’ye eşlik eder.

Wabi-Sabi felsefesi; insanın günlük yaşantısında yaşadığı stres ve kaygıların azaltılmasına da yardımcı olur.

Antik Japon Krallığı’nın günümüzü öngörebildiğini aslında pek düşünmesek bile hepimizin devamlı olarak çevrim içi bulunduğu, hayatını sosyal medya üzerinden yaşadığı ve kendini mükemmel sunma zorunluluğu içinde hissettiği zamanlardayız. Hayatlarımızı devamlı olarak başka hayatlarla kıyaslıyor ve özellikle akıl sağlığı ve ruh sağlığı açısından oldukça riskli bir duruma giriyoruz. Tam olarak bu  aşamada Wabi–Sabi’nin bireyi rahatlatan prensiplerini incelemek ve bunları uygulamak başta kronik yorgunluktan kurtulmak gibi çok çeşitli konularda hayat kurtarıcı olabilir. Bu yaşam felsefesinde stresli, yoğun ve mükemmel olmaya gayret ettiğiniz hayatlarımızın tam aksine mütevazılığı, kusurları olduğu gibi kabul etmeyi ve hayatımızda sahip olduklarımızın kıymetini fark etmeyi öğrenmek şart.

Olayların ve insanların her zaman için olumlu ve yalın bir yanı olduğu düşüncesi temeldir.

Bunlar hepimizin kolayca yapamadığı ve zorlandığı mevzular evet, fakat gözünüz asla korkmasın. Wabi–Sabi’yi yaşamınıza dahil etmek son derece kolay ve basit. Yapmanız gereken yalnızca, mütevazı olmak ve bu felsefeye açık olmak. Uygulamak için ciddi listeler oluşturmak, kendinizi büyük streslere sokmanıza gerek yok. Sadelik ve yalınlık, gerekenler sadece bu kadar. Eğer ki, bakış açınızı değiştirebilirseniz sahip olduğunu düşündüğünüz kusurların sizin parçanız olduğunu görmek hiç de zor olmayacak.

Japon felsefesinde yetecek derecede eşya bulunurken, eşyaların bir kısmının doğrudan doğadan gelmesine özen gösterilir.

Wabi–Sabi ile nesneler

Düşünce biçiminizi değiştirdikten sonra gelelim Wabi-Sabi’yi nesneler ile günlük rutine uyarlamaya. Bu aşamada oldukça kolay. Dediğimiz gibi felsefenin temelinde yatan yalınlık ve basitlik iken nasıl karmaşık aşamaları olsun. 🙂  Örnek verecek olursak olduğundan az satın almaya, zaten olan şeyleri kusurlarıyla hayatınıza kabul etmeye, evinize doğal ürünler getirmeye başlayacaksınız.

İlgili İçerik  İmpostor Sendromu Nedir? Belirtileri Ve Tedavisi

Çiçekler mesela, önemli bir semboldür bu Wabi–Sabi felsefesinde. Solmaya başladıklarında bile taze ve mükemmel oldukları zamanı hatırlayarak takdir edeceksiniz onları. Kullanmadığınız ama aynı zamanda atmadığınız, varlığını dahi hatırlamadığınız eşyalardaki güzelliği fark edecek, aslında onları ne kadar çok sevdiğinizi, kusurlu olan, hoşunuza giden eşyalarınızın keyfini çıkarmaya başlayacaksınız.

Wabi–Sabi ve kusurlarda yatan güzellik: Kintsugi

Wabi–Sabi’nin dekorasyon fikirleri için ilham kaynağı olabileceğinden söz etmişken, yine Japon kültüründe olan ve Wabi–Sabi’ye örnek gösterilen Kintsugi’den iki, üç cümle söz etmesem olmaz.

Kintsugi, toz formuna getirilmiş olan altın madeni, gümüş madeni, platin ya da reçine kullanarak kırılmış olan çömlekleri, vazoları  tamir etme sanatıdır. 500 senelik tarihe sahip bu geleneğe göre esasında hiçbir şey gerçek anlamda kırılmaz. Bütün bunları yeni bir form kazanma biçimi olarak kabul eden Kintsugi, nesnelere kaybettikleri işlevselliği geri kazandırmanın dışında yaşanmışlıkları ve onların izlerini vurgulayan değerli bir felsefedir.

Wabi-Sabi felsefesi ile bireylerdeki ve nesnelerdeki güzellikleri görebilme algısı açılmaktadır.

Wabi–Sabi ile güzellik kavramı

Wabi–Sabi felsefesi zamanın getirmiş olduğu yaşlanmanın kaçınılmaz olduğunu kabul ederek bunun güzel tarafları olduğuna da inanır. Bahsi geçen bu durum hem insanlar hem de nesneler adına geçerlidir. “Kusursuz beden” diye bir yapı yoktur, sahip olduklarımızla memnun olmalı, sevdiğimiz şeylere doğrudan odaklanmalıyız. Aslında olması gereken de bu değil mi? Çevrenize dikkatle baktığınız zaman insanların kendilerinde hoşlanmadıkları özellik ya da özellikler başkalarına hoş ve çekici gelebiliyor. Fotoğrafını çekmeye layık görmediğiniz bir manzara ya da kırılmış bir eşyanın değerini bilmek, ona değer vermek. Gerektiğinde tamir etmek, güzel yanlarını görebilmek işte Wabi-Sabi tam anlamıyla bu demek. İşin özünde güven duymak ve olumlu bakış açısı saklı…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir